Cumhuriyet İlahiyat Dergisi (Dec 2022)

Spinoza Etiğinde Upuygun Bir Fikir Olarak “Ahlaki Farkındalık”: Bilinç mi, Vicdan mı?

  • Enes Dağ

DOI
https://doi.org/10.18505/cuid.1150883
Journal volume & issue
Vol. 26, no. 3
pp. 1181 – 1196

Abstract

Read online

Spinoza, conscientia ve conscius kavramları arasında anlamsal herhangi bir ayırım yapmayıp birini diğerinin yerine kullanmıştır. Ancak geleneksel felsefede conscientia kavramı “ahlaki duyarlılık” ya da “farkındalık” anlamına gelen bir “iç ses” ya da “vicdan” olarak kullanılmakta ve hem rasyonel hem de irrasyonel süreçleri ifade etmektedir. Diğer yandan aynı felsefi gelenekte conscius kavramı ise “bilinç” anlamında kullanılmakta ve rasyonel süreçlere dayalı zihinsel ya da psikolojik bir düşünümsel faaliyeti ifade etmektedir. Bu çalışma, öncelikle Spinoza’nın iki kavramı aynı anlamda kullanmasından hareketle “ahlaki duyarlılık”ın da zihinsel bir eylem olan refleksif düşünce neticesinde oluştuğunu iddia etmektedir. Çalışmada bilincin fikirler arası ilişkiye dayanan düşünümsel bir faaliyet olarak anlaşıldığı yerde, “ahlaki farkındalık”ın zihinde fikirler arası ilişki neticesinde yeni bir fikir olarak meydana geldiği savunulmaktadır. İkinci olarak çalışmada Spinoza’nın bir “vicdan teorisi”nden ziyade, söz konusu farkındalıktan hareketle bir tür “ahlaki bilinç” teorisi geliştirdiği tespit edilmektedir. Bu iddia ve tespitlerin ana odağını ise Spinoza etiğinin temel kavramları olan “iyi” ve “kötü”nün zihinde birer duygu olarak meydana gelen “sevinç” ve “keder” fikrinden doğması oluşturmaktadır. Burada “sevinç” veya “keder” bedenin etkilenişleri neticesinde zihinde meydana gelen “birincil fikirler”; “iyi” veya “kötü” ise zihnin bu birincil fikirler üzerine tefekkürü neticesinde oluşturduğu “ikincil fikirler” olarak ele alınmaktadır. Makalede “ahlaki bilinç” teorisi, bu tarz ikincil fikirler olan “fikrin fikri”ne dayandırılarak oluşturulmaktadır.

Keywords