OSMANLI DEVLETİ ZAVİYESİNDEN 1904-1905 RUS-JAPON HARBİ / THE 1904-1905 RUSSIAN-JAPANESE WAR FROM THE PERSPECTIVE OF THE OTTOMAN EMPIRE

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi. 2016;0(36):579-606

 

Journal Homepage

Journal Title: Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi

ISSN: 1300-4921 (Print); 2458-908X (Online)

Publisher: Selçuk University

Society/Institution: Faculty of Letters

LCC Subject Category: Language and Literature | Social Sciences

Country of publisher: Turkey

Language of fulltext: Turkish

Full-text formats available: PDF

 

AUTHORS

Hüseyin Hilmi ALADAĞ (Karatay Ünv. Cumhuriyet Tarihi Öğretim Elemanı)

EDITORIAL INFORMATION

Double blind peer review

Editorial Board

Instructions for authors

Time From Submission to Publication: 16 weeks

 

Abstract | Full Text

<p>Rus-Japon Harbi’nin (1904-1905) II. Abdülhamid ve Osmanlı kamuoyu tarafından nasıl algılandığını ortaya koymak bu makalenin temel amacı olacaktır. Osmanlı sınırlarından bir hayli uzak bir bölgede cereyan etmiş olmasına rağmen Rus-Japon Harbine, başta II. Abdülhamid olmak üzere Osmanlı Yönetimi tarafından özel bir önem verilmiş ve bu savaş; askeri, diplomatik ve siyasî açıdan çok dikkatli bir şekilde takip edilmiştir. Özellikle Osmanlı Sultanının bu yakın takibi neticesi, ülke kamuoyu, hükümet ve basın da bu savaşa özel bir önem vermiştir. Bu özel önemin tesbiti ile bu savaşın sonuçlarının ekonomik ve siyasal hayatımıza etkilerinin belgelerle ortaya konması; 20. yüzyıl başlarında Osmanlının dünyaya bakışını ortaya koyması açısından da önemli olacaktır. II. Abdülhamid’in bu savaşla ilgili olarak Osmanlı kamuoyundan farklı düşündüğü ifade edilebilir. Osmanlı Kamuoyu savaşta Japonya'nın galip gelmesinin çok iyi olacağını düşünmektedirler. Çünkü Rusya Osmanlının tarihteki kadim düşmanlarından biridir. Bu “ezeli düşmanın” Osmanlıdan bir başka güce yenilmiş olması bile, halk nezdinde bir kazançtır ve sevinç vesilesidir. Ama Padişah için meselenin bu kadar basit olmadığı anlaşılmaktadır. Rusya’nın savaşta Japonya’ya yenilmesi halinde tüm dikkatini Aksa-yı Şarktan Balkanlara teksif edip Balkanları karıştıracağını II. Abdulhamid görebilmiştir.</p>