İlahiyat Akademi (Dec 2019)

Sünni-Şiî Geleneğinde Muhkem ve Müteşâbih Olgusu –İbn Âşûr ve Tabâtabâî Örneği- / The Fact of Muhkam and Mutashabih in Sunni-Shia Tradition -The Case of Ibn Ashur and Tabatabai- / -ظاهرة المحكم والمتشابه عند السنة والشيعة -مثال ابن عاشور والطباطبائي

  • Mansur Yayla

Journal volume & issue
no. 10
pp. 107 – 142

Abstract

Read online

Muhkem ve müteşabih terimlerini tanımlamada görülen farklılıklar Tefsir problemleri arasında yer almaktadır. Bazı Tefsir problemlerine yaklaşımları arasında farklılıklar bulunan Sünnî ve Şiî geleneğine mensup müfessirlerin muhkem ve müteşâbih ile ilgili düşüncelerinde bir ihtilafın var olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir. Bu çalışmada, öncelikle muhkem ve müteşâbih terimlerinin her iki gelenekteki tarihi gelişimi incelenmektedir. Buna bağlı olarak Sünnî ve Şiî düşünceyi savunan son dönem müfessirlerden İbn Âşûr ile Tabâtabâî’nin konu ile ilgili görüşleri ele alınarak bu kapsamda ulaşılan nokta mukayeseli olarak değerlendirilmektedir. Muhkem-müteşâbihin tarihi seyrine bakıldığında, Sünnî ve Şiî ulemasının yaklaşımlarının büyük oranda örtüştüğü görülmektedir. Sünnilerde selef, Şiîlerde ise Ahbârî ulemasına göre müteşâbih ifadelerin anlamı sadece Allah tarafından bilinebilir. Ancak selef ile Ahbârî ulemasının muhkem-müteşâbih algısı arasında kısmi bir farklılık da görülmektedir. Selef ulemasının yaklaşımında ayetlerdeki gaybî durumların ismi olarak kullanılan kelimeler müteşâbih olarak adlandırılmaktadır. Ahabârî ulemasına göre ise Kur’ân, yalnız masum imamlar tarafından doğru anlaşılabildiğinden bütün ayetler müteşâbihtir. Buna karşılık, Sünnilerde halef, Şiîlerde genel itibariyle Usûlî ulemasına göre Kur’ân’da manası bilinmeyen ayetler bulunmamaktadır. İlim dünyasına büyük katkılar sunan İbn Âşûr ile Tabâtabâî muhkem-müteşâbih konusunda özgün düşüncelere sahiptirler. Ancak, bu düşünceleri yeni tartışmaların önünü açacak kabildendir. Söz gelimi İbn Âşûr’a göre müteşâbihin Kur’ân’da bulunmasının hikmetlerinden bir tanesi Kur’ân’ın ilmî i‘câzıdır. Tabâtabâî’ye göre ise te’vîle ihtiyaç duyan ayetlerin Kur’ân’da bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Keywords