Milel ve Nihal (Dec 2024)

İslam’ın ‘Tevhid’ Kavramının Din Bilimlerindeki ‘Monoteizm’ Kavramıyla İlişkisi

  • Hakan Olgun

DOI
https://doi.org/10.17131/milel.1576209
Journal volume & issue
Vol. 21, no. 2
pp. 161 – 182

Abstract

Read online

Din bilimlerine dair akademik kavramlar Batı’da Aydınlanma döneminin etkisiyle rasyonel ve pozitivist bağlamda tanımlanmıştır. Bunda Hıristiyan merkezli ya da kolonyalist bakış açısı çerçevesinde Avrupa-merkezli bir yaklaşımın da etkisi bulunmaktadır. Yeryüzündeki dinî geleneklerin temel öğretileri, ibadet, ritüel ve dünya görüşleri hatta söz konusu dinlerin isimlendirilmeleri bile bu Avrupa-merkezli “tanımlayıcı” bir metodolojiyle yapılan tasniflere dayanmaktadır. Din bilimlerinde çok yaygın kullanılan “monoteizm” kavramı da bu tür metodolojinin ürünüdür. Monoteizm, kelime olarak “tek-tanrılık” anlamına gelip Tanrı’nın sayısal birliğine işaret ederken aynı zamanda bütün dinî geleneklerin tanımlanmasında kullanılan bir kavramdır. Ancak Batılı bir kavram olarak monoteizmin tanımının, nitelediği düşünülen bütün dinler için geçerli olduğu iddia edilemez. Örneğin İslam geleneğindeki “tevhid” kavramının Batılı bir din bilimleri kavramı olan “monoteizm” kavramıyla tam olarak karşılandığı söylenemez. Monoteizm, Tanrı’nın sayısal anlamda birliğini ifade ederken “tevhid” Allah’ın hükümlerinin otoriter tekliğine işaret etmektedir. Bu yönüyle tevhid kavramı, sayısal olarak Tanrı’nın birliğinden daha fazlasını, şirk kavramının da zıttı yönünde, onun ilahi hükümlerinin insanların yaşamındaki yegâne otoriterliğini ifade etmektedir. Buna göre, İslam’ın tevhid kavramını, pozitivist perspektife göre politeizmin zamanla dönüştüğü monoteizm kavramına sığdırmak mümkün değildir. Nihayet evrimci pozitivist paradigmanın aksine, her dinin kendine mahsus kavramsal tanımlamalarının o dinin temel doktrinlerine göre anlaşılması gerekir.